Geleneksel gıdalar kültürün çok önemli bir parçasıdır. İlk başta “burada ne üretebilir, ne saklanabilir, nasıl saklanabilir” gibi coğrafi faktörlerle de şekillense de, bu gelenekler insan hareketleri ile çok farklı bölgelere yayılmış, oralarda çok zekice keşif ve icatlarla yeniden şekillenmiş ve sonuçta binlerce yıllık kültürümüzün bir parçası olmuşlardır. İçinde binlerce yıllık deneyimi, teknolojiyi, beslenme ve sağlık bilgisini barındıran bu kültür, diğer kültür öğeleri ile bir bütün oluşturur. Geleneksel gıdaları kış hazırlıklarındaki dayanışmadan, sofra adetlerinden şiire, türküye ve her şeye olan bağlarından ayıramayız. Ancak geçtiğimiz yüzyıldan itibaren tarım, teknoloji ve ulaşımda gelişmeler ve buna bağlı olarak ekonomik dayatmalar tüm dünyada tek düze bir üretim, imalat ve tüketim kültürünü yaygın hale getirmeye başlamıştır. Günümüzde birçok doğal bitki ve hayvan türü gibi bu kültürel öğeler de yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu birikimin bilimsel olarak değerlendirilmesi ve kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması bizler için önemli bir görev olmaktadır.

Geleneksel gıdalarımızın bir envanterinin oluşturulması ve üretimlerinde kullanılan teknolojik inceliklerin gün ışığına çıkartılması ve yaşamaları için günümüz teknolojilerine adaptasyonu gıda ile ilgili kişi ve kurumların görevleridir. Çok sayıda araştırıcı bu görevi hissederek bu konularda çalışma yapmaktadır. Bu konularda yapılan çalışmaların bir arada toplanması, paylaşılması belirtilen bu görevin en önemli kısmını oluşturmaktadır. Bu amaçlarla başlayan ‘Geleneksel Gıdalar Sempozyumu’nun da ikincisi ile geleneksel hale gelmektedir. Bu ikinci sempozyum, yine Van’da Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ve TMMOB Gıda Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları ile birlikte düzenlenmektedir.

Geleneksel gıdaların sağlık üzerine olumlu ve olumsuz etkileri, onların şekillenmesine hizmet eden geleneksel tarım ürünlerinin de kayıt altına alınmasının gerekliliği, bu ürünler ile muhafaza sistemlerinin seçimine ve şekillenmesinde etken olan coğrafi şartların incelenip değerlendirilmesi, geleneksel gıdaların arkeolojik izlerinin ortaya konması, insan hareketleri ile bu bilgi ve kültürün nereden nereye gittiği, sınırlarımızın hemen ötesinde nasıl devam ettiği, geleneksel gıdaların halk edebiyatındaki/folklorundaki yeri de bu sempozyumun konuları içindedir. Bu nedenle mesleği doğrudan gıda ile ilgili araştırıcıların yanında tarım, insan ve hayvan sağlığı, coğrafya, antropoloji gibi alanlarda çalışan ama geleneksel tarım ürünleri ve gıdalara da ilgi duyan tüm araştırıcıları bu sempozyuma bekliyoruz.